Öğrenmeyi etkileyen faktörler üç başlık altında incelenir. Bunlar:

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

ÖĞRENEN İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

ÖĞRENME YÖNTEMİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

ÖĞRENME MALZEMESİYLE İLGİLİ FAKTÖRLER

  • Türe özgü hazır oluş
  • Olgunlaşma
  • Güdü
  • Genel uyarılmışlık hali
  • Aktarım (Transfer)
  • Dikkat
  • Yaş
  • Zeka
  • Konunun Yapısı
  • Zaman
  • Geri Bildirim (Dönüt)
  • Öğrenci Aktivitesi (Aktif Katılım)
  • Algısal Ayırt Edilebilirlik
  • Kavramsal Gruplandırma
  • Anlamsal Çağrışım (Kavram Ağı)

 

 

ÖĞRENEN İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

a.       Türe özgü hazır oluş

Öğrenecek olan organizmanın, istenilen davranışı göstermesi için gerekli olan biyolojik donanıma sahip olmasıdır. Örnek: Papağana konuşmayı öğretebiliriz ama kanaryaya öğretemeyiz.

Organizmanın neyi öğrenip, neyi öğrenemeyeceğini belirler.

b.       Olgunlaşma

Organizmanın kendisinden beklenen gelişim görevlerini yerine getirebilmesi için kalıtımın etkisiyle yaşadığı biyolojik değişiklik sürecidir. Organizma türe özgü hazır oluş durumuna geldikten sonra olgunlaşma olur.  Örnek: 3 Yaşındaki çocuk okuma yazma davranışını gösteremez ama 7 yaşındaki bir çocuk gösterebilir.

Herhangi bir organın, o organdan beklenen görevi yapabilecek düzeye gelmesidir.

c.        Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı

Bireyin dışarıdan gelen uyarıcıları alma(fark etme) derecesine uyarılmışlık hali denir. Kişinin bilincinin açık ve tamamen uyanık olmasına, genel uyarılmışlık hali denir (farkında oluş). Örnek: Birey panik halindeyken uyarılmışlık düzeyi yüksek, uyku halindeyken uyarılmışlık düzeyi düşüktür.

Genel Uyarılmışlık Hali Sıralanışı

Bitkisel H. < Narkoz < uyku < uyuşukluk < normal < aşırı u. < öğrenme

Uyarılmışlık düzeyinin azı da çoğu da öğrenmeyi zorlaştırır. İyi bir öğrenme olması için uyarılmışlık düzeyinin orta seviyelerde olması gerekir.

d.       Güdü

Organizmayı harekete geçiren durumdur. Güdüler, organizma içindeki ihtiyaçlardan doğar ve bu ihtiyaçların giderilmesi için organizmayı harekete geçirir. Güdülenme: Uyarılma, algı, dikkat, kaygı, pekiştirme ve geri bildirim gibi süreçlerle bireyin öğrenmeye istekli olma durumudur. Güdülenmek öğrenmeyi kolaylaştırır. Dürtü: En ilkel güdü kaynağıdır. Yaşamsal ihtiyaç kaynaklarıdır. Harekete geçiricidir.

Güdülenme şu şekilde oluşur.

İhtiyaç – Dürtü – Dengesizlik – Güdü – Güdülenme – Dav. – Öğrenme

Sorularda güdülenme için herhangi bir getiri varsa bu durum cevabın yüksek ihtimalle güdülenme olduğunu gösterir. (Pragmatik)

Güdü organizmayı uyarır, eyleme sevk eder ve belli amaçlara yöneltir.

Güdü Türleri: Birincil Güdüler (Öğrenilmemiş)(Fizyolojik), İkincil Güdüler (Öğrenilmiş)(Sosyal ve psikolojik).

Davranışa yönelten güdüler birincil ve ikincil güdelerdir. Davranışa kaynaklık eden güdüler ise içsel ve dışsal güdülerdir.

Birincil Güdüler: Doğuştan getirilir. Yaşamsal güdülerdir. Öğrenme süreci ile oluşturulmazlar. Birincil pekiştireçlerle pekiştirilirler. Örnek: Açlık, susuzluk, uyku.

İkincil Güdüler: Yaşamsal önemi olmayan ancak bireyi davranışa yönlendiren güdülerdir. İkincil pekiştireçlerle pekiştirilirler. Öğrenme yoluyla kazanılırlar. Örnek: Para, not, başarılı olma, statü, ilgi çekme.

İçsel Güdüler: Bireyin başarı ya da başarısızlıklarına içsel yükleme yapmasıdır. Güdü kaynağı bireydir. Örnek: Kendi sağlığına önem verdiği için dengeli beslenen bir birey.

Dışsal Güdüler: Davranışa geçiren güç dışarıdan kaynaklanır. Cesaretlendirme, yüksek not alma, cezadan kaçma.

e.       Yaş

Yaşın öğrenmeler üzerinde kritik önemi bulunur. Bir davranışın ortaya konulması için uygun zaman bölümünü gösterir. Örnek: Okuma, yazma gibi davranışlar 6 ya da 7 yaşlarında daha etkili öğrenilir.

f.       Zekâ

Zeka önemli bir öğrenme yeteneğidir. Zeka düzeyi yükseldikçe öğrenmenin etkisi ve hızı artar. Zeka öğrenmedeki bireysel ayrılıkların en temel göstergesidir.

g.       Aktarım (önceki Yaşantılar)

Transfer(aktarım): Önceki (ön) öğrenmelerin yeni öğrenmeleri etkileme durumudur. Bir konudaki öğrenmelerin başka konulardaki öğrenmeleri olumlu ve olumsuz yönde etkilemesidir. Örnek: Okulda matematik dersinde öğrenilenler market alışverişinde kullanılır.

Transfer(aktarım) olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayrılır.

 

Olumlu Aktarma(Öğrenmenin Genellenmesi): Bir düzeyde yapılan öğrenmenin daha sonra öğrenilecekleri kolaylaştırmasıdır. Olumlu aktarma ileriye etkin (ileriyi) ve geriye etkin (geriyi) destekleme olarak ikiye ayrılır.

İleriye Etkin Destekleme: Sonraki öğrenmeleri kolaylaştırması hızlandırmasıdır. Örnek: Köyde traktör kullanan birinin şehre taşındığında otomobil alıp, otomobili kullanmayı daha çabuk öğrenmesidir.

Geriye Etkin Destekleme: Sonraki öğrenmenin önceki öğrenmeyi daha ustaca ve etkili bir şekilde yapılmasını sağlamasıdır. Örnek: Traktör kullanan köylünün otomobil kullandıktan sonra tekrardan traktörü kullandığında eskiye göre daha iyi kullanmasıdır.

Olumsuz Aktarma (Alışkanlık Çatışması): Önceki öğrenmelerin sonraki öğrenmeleri zorlaştırması durumudur. Örnek: Yeni bir eve taşınan birinin eski evinde lambanın düğmesi kapının sağ tarafındayken yeni evinde kapının sol tarafında olan lambanın düğmesini açmak için elini sürekli sağ tarafa götürmesidir.

Ket Vurma: Öğrenilmiş bir bilginin hatırlama sürecindeki engelleyici ve bozucu etkidir.

KET VURMA = HATIRLAMAYA BOZUCU ETKİ

Amnezi: Kısmi ya da tam hafıza kaybıdır.

İleriye Ket Vurma: Önceden öğrenilen bilgilerin sonradan öğrenilen bilgileri unutturmasıdır. Örnek: Yeni taşındığımız mahallenin adını söylerken yanlışlıkla önceki mahallemizin adını söylememiz.

Geriye Ket Vurma: Sonradan öğrenilen bilgilerin önceden öğrenilen bilgileri unutturmasıdır. Örnek: Cep telefonu olan bir üniversite öğrencisinin sevgilisi olunca daha ucuza konuşabilmek ve mesajlaşmak için yeni bir hat aldıktan sonra eski hattının numarasını bir türlü hatırlayamamasıdır.

Olumsuz aktarma ve ileriye ket vurma kavramları birbirine çok karıştırılan kavramlardır. Psikolojide aynı anlama gelen bu iki kavramı KPSS davranışçılara ve bilişselcilere göre ayırıp sormaktadır. Bu iki kavram şu ana kadar 2010 KPS (kopya çekilen) sınavına kadar aynı sorunun şıklarında bulunmamıştır. Olumsuz aktarma davranışçılara göre (yani psikomotor davranışlar, öğrenmenin sonucuna göre), İleriye ket vurma kavramı ise bilişselcilere göre (zihinde gerçekleşen süreç, öğrenmenin zihinsel sürecine göre) olarak kabul edilir.

h.       Dikkat

Bilincin belirli bir merkeze(uyarıcıya) yoğunlaştırılmasıdır. Bir bilgiyi öğrenebilmek için dikkat etmek gerekir. Bireyin dikkat düzeyinde iç dünyasındaki özellikler (ilgi, ihtiyaçlar, kişilik özellikleri) ve dış çevre faktörleri(uyarıcının büyüklüğü, şiddeti, farklılığı, hareketliliği) rol oynar. Dikkat istemli, istemsiz ve bölünmüş dikkat olarak üçe ayrılır.

İstemli(Seçici) Dikkat: İstenen uyaranların bilinçli olarak seçilerek bilişsel süreçlere dahil edilmesi ve ilgisiz uyaranların elenmesidir. Kalem satın almak istediğimizde, yalnızca kırtasiye ve kalem satan dükkânlara gideriz.

İstemsiz Dikkat: Bilinçli olarak bilişsel düzeyimize eklemeyi planlamadığımız, bir uyaranın etki düzeyinin oldukça yüksek olması durumunda bu uyarana yönelmemizdir. Yüksek sesli bir patlama duyduğumuzda oraya yöneliriz.

Bölünmüş Dikkat: Bireyin becerisinin yüksek olduğu etkinliklerle birlikte, bir başka etkinliğe de dikkatini odaklamasıdır. Yapılan etkinliklerin karmaşıklığı arttıkça dikkatin bölünmesi zorlaşır.

ÖĞRENME YÖNTEMİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

  • Konunun Yapısı

Konuları bütün olarak ya da parçalara bölünerek öğretilmesi öğrenmede etkilidir. Uzun ve parçaya bölünmesi kolay konularda parçalara bölünerek öğrenilmesi, malzeme kısa ve anlam açık konularda ise bütün öğrenilmesi daha iyidir.

  • Zaman

Öğrenmeye ayrılan zaman aralıklı çalışma ya da toplu çalışma olarak iki şekildedir. Toplu çalışma(öğrenme), belirli ve sınırlı bir zamanda yapılan yoğun çalışmadır. Çalışılan bilgiler kısa sürede unutulur. Aralıklı çalışma(öğrenme),  konuları belirli bir düzen içinde zamana yayılarak tekrar edilmesidir. Öğrenilen bilgilerin yaşam boyu kullanılmasıdır. Aralıklı çalışma tekrarlarla yapıldığı için hem bilgilerin öğrenilmesini hem de bilgilerin geri getirilmesini kolaylaştırır. Tekrarlar öğrenilen konunun davranışa dönüşme sürecini etkiler.

Toplu çalışma da birey daha fazla güdülenmiştir (Sınavdan hemen önce olduğu için). Bu yüzden aralıklı çalışmaya göre sınavlarda daha fazla başarı elde edilir.

  • Geribildirim (Dönüt – Düzeltme)

Kişinin yapmış olduğu bir davranışın sonucu hakkında bilgilendirilmesi ya da kendi kendini bilgilendirmesidir. Öğrenci yaptığı davranışın doğruluğu, yanlışlığı, eksikliği, tamlığı ve öğrenme süreci konusunda bilgilenmesi(öz değerlendirmesi – içsel dönüt) veya bilgilendirilmesidir(çevre tarafından – dışsal dönüt). Öğrenme açısından öğrenme süreci ve performansı hakkında öğrenciye bilgi vermektir. Örnek: Okulda verilen notlar hem öğrenci hem de öğretmen açısından güdeleyicidir.

Geribildirim anında yapılmalıdır. Aradan geçen zaman öğrenme güdüsünü zayıflatır. Etkin dönütü kişi kendi kendisine verir. Geribildirim yönlendirici, güdeleyici ve pekiştiricidir.

*Öğrenci Aktivitesi(Aktif Katılım)

En etkili öğrenme, tüm duyu organlarının öğrenme sürecinde aktif olduğu yaparak yaşayarak öğrenmedir. Etkili bir öğrenme olması için; okuma, dinleme, yazma, anlatma ve açıklama, yapma olması gerekir.

ÖĞRENME MALZEMESİYLE İLGİLİ FAKTÖRLER

Öğrenme malzemesi öğretilecek bilgi ya da konu kümesidir.

  • Algısal Ayırt Edilebilirlik

Algı, zihnin gelen bir uyaranı anlama, tanıma ve özümleme sürecidir. Algısal ayırt edilebilirlik öğrenme malzemesinin çevredeki uyarıcılardan ayırt edilebilmesidir. (Farkındalık yaratmak). Çevredeki hareketli nesneler, farklı önlük giyen öğrenci, altını çizme, kalın yazma. Algısal ayırt edilebilirlik öğrenmeyi kolaylaştırır.

  • Kavramsal Gruplandırma (Kavram Haritaları-Novak)

Öğrenme konusu olan geniş bir kavramın ilişki içinde olduğu diğer kavramlar ile ilişkilendirilerek iki boyutlu bir şemada gösterilmesidir. Bilginin zihinde somut ve görsel bir şekilde düzenlenmesini ve öğrenilmesini sağlar. Kavramlar arasındaki ilişkiler şematize edilerek ve ilişkiler somutlaştırılarak anlamlı öğrenmeyi sağlar. Konuya kuşbakışı bakmayı sağlayarak, düşünmeyi bütüncül ve anlamlı hale getirir. Sunuş yolunda kullanılır.

Anlamsal çağrışım öznel, kavramsal gruplandırmalar daha objektif ve bilimseldir.

  • Anlamsal Çağrışım (Kavram Ağı)

Çağrışım yapabilme, konunun öğrencinin zihninde yer diğer olgu, durum ya da olayları hatırlatabilmesi sürecidir. Çağrışımlar önceki öğrenmeler ile ilgilidir. Bu yüzden olumlu aktarmalar oluşmasını sağlar. Konular birbirinden bağımsız değil, bütüne dönüştürülecek anlamlar üzerinden gerçekleşir. Anlamsal çağrışımlar bireye özgüdür(öznel). Dersin başında yapılmalıdır. Anlamsal çağrışımda birey kavram ya da olayların; Zıtlıklarına, ardışıklığına(basitten zora hiyerarşik sıralamasına) ve eş zamanlılığına göre kodlama yaparak daha etkili öğrenmektedir.

Bir bilgi ile ilgili bireyin ne kadar çok yaşantısı varsa öğrenme ve hatırlama o kadar kolay olur.

Öğreten ve Öğrenme Ortamı, öğrenmeyi etkileyen dolaylı faktörlerdir. İnsancıl kuram öğrenmenin nasıl olması gerektiğiyle değil daha çok öğrenme ortamına vurgu yapmıştır.

Tags: ,